Select Page

Bir Deli Bir Tweet Atmış…

Bir Deli Bir Tweet Atmış…

“Abi izledim ben de çok komikti, resmen canlı yayında Tolga Abi’ye küfretti çocuk, ne kopmuştum ya.”

Bu muhabbet bizim nesil için bayağı bir tanıdık. Yani birebir böyle olmasa da hepimiz Hugo ve Tolga Abi’de Tolga Abi’ye küfredildiğine eminiz.

Bunun üzerine Youtube’da bir sürü video var. Ama aslında böyle bir şey hiç olmadı. Yapımcı bile oldu diye tweet attı ama olaya dair tek bir görüntü yok. Programın yapımcısı Tolga Gariboğlu da olmadığını söylüyor. Gerçi yapımcı oldu demiş ama görüntü gerçekten yok, yani hiçbirimiz izlemedik aslında o yayını. Peki neden herkes olayın gerçekleştiğinden bu kadar emin?

Mandela Etkisi diye literatüre geçmiş bir durum var. Genel anlamda aslında gerçek olmayan bir olaya çok kalabalık grupların gerçekmiş gibi inanmasını anlatıyor. Adı da Güney Afrika lideri Nelson Mandela hakkında 80lerde ortaya atılan “Hapishanede öldü.” iddiasına bir çok insanın inanması. Hatta durum o kadar ileri gitmiş ki 2013te gerçekten öldüğünde “Bu adam 1980lerde hapishanede ölmemiş miydi? Kimi yiyorsunuz siz.” diye haberler çıkmış.
Bir sürü örnek var bu şekilde, bazıları biraz bariz ama bazıları gerçekten üzen cinsten. Birkaç örnek vermek gerekirse;
Volkswagen logosu birçok yerde tartışılmış. Sembolün ortasında ‘W’ ve ‘V’ harflerinin arasında aslında bir çizgi varmış ben de tekrar bakınca keşfettim.

 

En üzeni Pikaçu oldu açıkçası. Pikaçu’nun kuyruğunu hayal edin şimdi. Eminim bir çoğumuz kuyruğun ucunda siyah bir leke de hayal etmiştir. Aslında öyle bir leke hiç olmamış. Ama gördüğümüzden emin yaşamaya devam etmişiz.

ABD’nin eyalet sayısı meselesi var bir de. Amerikalılar dahil dünyanın belki de ezici çoğunluğu 52 eyalet olduğu konusunda emin. Ama aslında ABD’de 50 eyalet var. Ben de 52 hatırlıyorum mesela.
Forrest Gump filminde aslında hiç var olmayan “Hayat bir kutu çikolata gibidir.” repliği, Pamuk Prenses masalının orijinalinde “Ayna ayna söyle bana” şeklindeki repliğin aslında “Sihirli ayna söyle bana.” şeklinde olması ve bunun Türkçeye yanlış çevrilecek kadar yaygın bir yanlış olması, Star Wars filminde aslında “Luke, I am your father!” repliğinin bulunmaması. Bunların tamamı milyonlarca insan tarafından yeminler etme derecesinde doğru gibi bilinen sahneler. Ama hepsi yanlış. Cahilmişiz.

Bu etkinin neden gerçekleştiğine dair çok doyurucu bir kanıt yok ortada. Ama kalabalığın bilgisine güvenmek galiba kolay olan. Kendimiz öğrenmek için enerji harcamak zorunda kalmıyoruz, herkes böyle biliyorsa böyledir demek basit. Hele de sosyal medyanın hüküm sürdüğü bir dünyada bilginin niteliğine bakılmaksızın yayılması inanılmaz kolay. Örneğin geçenlerde twitter saatlerce “#ufoattackonturkey’ başlığı ile çalkalandı. Farklı farklı şehirlerden UFO resimleri düştü ana sayfalara ve olay o kadar ileri boyuta gitti ki gazeteler, yabancı internet siteleri haber yaptı. Bazı örneklerini şuradan görebilirsiniz. (bkz: 1 2) Sonradan ortaya çıktı ki bu aslında ‘Goygoyrail’ isimli bir facebook grubu üyelerinin ‘trollemesinden’ ibaretti.

Bir de bilim kurgu sevenler için bir teorimiz var elimizde; “Paralel Evrenler Teorisi” Bu kadar yanlış bilginin bu kadar yaygın olmasının aslında paralel bir evrende gerçekleşmiş şeylerin bir şekilde bizim evrenimize yansımış olabilmesi diyor bazıları. Kuantum düzeyde paralel evrenlerin temasının mümkün olduğunu iddia eden tartışmalar da mevcut. Bir örneği için; Paralel Evrenlerin Dünyamızla Etkileşmekte Olduğunu İddia Eden Bu Teori Beyninizi Yakacak!
Paralel evrenler midir, sosyal psikolojinin araştırmaları devam edecek midir bilmiyorum ama yanlış bilginin bu kadar hızlı yayıldığı bir ortamda çok daha dikkatli olmak gerekli. Bilgiyi defalarca teyit etmek gerekse bile. Özellikle spekülasyona açık konularda paylaşım zincirine dahil olmadan önce birkaç kez düşünmemiz gerekiyor. Bunun için internette Türkçe ve İngilizce haber teyidi ile ilgili girişimler mevcut.

Doğru bilgilerle kalın!

Yazar hakkında:

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir