Select Page

Serzenişlerin İnterneti!

Serzenişlerin İnterneti!

Bu yazımı kendi tarihini yazmaya başlayan babama adıyorum!

“İnsanlık tarihinde ilk defa sayısız bağlantı kurmamıza yarayan bir teknolojiye sahibiz.” Pierre Omidyar – Ebay Kurucusu

Yıllarca kralların, padişahların, din adamlarının, filozofların, bilim adamlarının, siyasi öncülerin, yazarların, ressamların, müzisyenlerin tarihleriyle büyüdük. İmparatorluklar kuruldu, krallıklar yıkıldı, bilimsel keşifler tarihte çığırlar açtı. Peki milyonlarca yıl boyunca yaşamış bunca insandan sadece birazının mı tarihi var? Mesela, dünya üzerinde yaşamış olan yan komşumuz Ahmet Amcanın, hayattaki kahramanım olan babamın, manileriyle bizi güldüren anneannemin tarih sayfalarına geçen bir anıları yok. Sadece kağıttan oluşan bu tarih sayfalarının pek önemsemediği, bu insanların tarihleri yok mu olacak? Tarihe adımızı altın harflerle yazmak için “Adınızı Tarihe Altın Harflerle Yazmaya Giden 10 Basamak” adlı kitapları okuyup on adımı mı izlememiz gerekiyor?

Tarih yazıcıları, tarih okuyucuları… Günümüzde artık bu tür kavramların pek de değerinin kalmadığını görmek zor olmasa gerek. Nedeni çok açık! Her geçen gün kullanıcı sayısı artan sosyal ağlar. Sosyal ağ kullanıcıları, paylaşımlarıyla oluşturdukları içerikler sayesinde kendilerine bir tarih yazmaya başladılar bile. Bu kullanıcıların takipçileri de bu içeriklere ulaşarak, birer tarih okuyucusu konumuna geldiler.

Hepimiz birer tarih yazıcısıyız. Hepimiz kendi tarihimizi yazıyoruz. Bunu bloglar şeklinde yapanlarımız da var, 140 karaktere sığdıranımız da. Farkeden bir şey yok, sonuç olarak kendi tarihimizi yazmaya kararlıyız. Bu tarihi, ne ceylan derisi üzerine ne de taş bloklara yazarak yapıyoruz. Sanal olan bir sayfa karşısında, elimizdeki elektronik aletin tuşlarına basmamız yeterli oluyor. Kendi tarihimizi yazarken, bir başkasından duyulan olarak değil, direkt ana kaynak biz olarak yazıyoruz (gerçekliği en üst düzey olan da bu değil mi?).

Sosyal medya üzerinden yazdığımız kendi tarihimiz, belki de bizden sonra ki nesiller geriye döndüklerinde daha canlı bir tarihle karşılaşacaklar,  daha tatmin edici olacak.

Sonuç olarak, herhangi bir sosyal ağ profilinizle, kendi tarihinizi yazmaya başlamış bulunuyorsunuz. 21.yy tarih yazıcılığında yapmanız gereken tek şey herhangi bir bir sosyal ağ sayfasında profil oluşturup paylaşımlar yapmak olacak. Adınız tarihin sanal sayfalarında altın harflerle yazmasını isterseniz bir blog oluşturup yazı renginizi altın sarısı yapmanız yeterli olacaktır. Belki yıllar sonra sizi, milyonlarla kişi merak etmeyecek ama bir kişi bile merak ederse sizin hakkınızda bilgi edinmesi zor olmayacak.

Tarih yazmak için Roma’yı fethetmek gerekmiyor, sadece kaydol butonunu tıkladıktan sonra paylaşım yapmanız yeterli olacaktır.

Yazar hakkında:

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir