Teknoloji İnsanları – Alan Mathison Turing


 Matematikçi, Bilgisayar Bilimcisi, Kriptolog

 

 Çocukluğu ve Gençliği

 

23 Haziran 1912’de Londra’da dünyaya gelmiştir. 6 yaşındayken okula gitmeye başlayan Turing, kısa sürede okulun başöğretmeni tarafından üstün zekâsıyla keşfedilir.

 

14 yaşındayken ünlü ve çok pahalı olan bir özel okula kayıt olur. Okulun ilk günü ülkede genel grevin başlaması sebebiyle trenlerin işlemediği bölgeye 60 milden fazla süren yolu bisikletle gider ve okulunda derslere girmeye başlar.

 Turing’in derslere eğilimi matematik ve bilim üzerine, Sherborne’daki eğitimin tanımı daha çok klasik Antik Yunanca ve Latince üzerinde odaklandığı için, Turing’in eğilimi öğretmenlerinin saygısını kazandıramaz.

Okul Müdürü ailesine şöyle yazmıştır;

“Umarım iki okul arasında bilgisiz kalmaz. Eğer özel okulda kalacaksa özel okulun özel eğitimini almayı kabul etmeli; Sadece kendini bilime adamış, bilim adamı olacaksa, vaktini bu özel okulda boşuna harcıyor.”            

 

Küçük yaşta, özellikle de okul hayatında dışlanmalara maruz kalmak onun hayatının bir parçası olmuştur. Ona bu konuda destek olan tek kişiyse Christopher Marcom adındaki arkadaşıdır. Turing, zamanla ona arkadaşlık bağı ötesinde bir bağ ile bağlanmıştır.

Morcom, çocukken veremli inek sütü içmesi dolayısıyla kaptığı tüberküloz hastalığı nedeniyle, Sherborne’daki son sömestrinin bitmesine sadece birkaç hafta kala ölür.

Turing en yakınını kaybetmesiyle büyük bir travma yaşar ve dini inancı yıkılır. İnsan beyninin çalışması da dâhil, tüm dünya fenomenlerinin materyalist olduğu inancını benimser.

Bu zor durumlarına rağmen Turing sevdiği çalışmalarda göze çarpan yeteneğini göstermeye devam ettirir.
Henüz çok genç olmasına rağmen, hatta derslerinde daha türev ve entegrasyon konularını öğrenmeden bile ileri yüksek matematik konulu problemleri çözümlemeye başlamıştır.

1928’de 16 yaşına geldiğinde Albert Einstein ‘ın çalışmasıyla karşılaşır; onu kavramakla kalmaz; bunu Einstein’ın Newton hareket savlarını tenkitlerini (bunların açıklamasını yapmayan ders kitabı metinleri kullanmadan) kendi kendine çalışarak ortaya çıkarır.

 

Üniversite ve Hesaplanabilirlilik üzerinde çalışmaları

Turing’in matematik alanına daha çok ilgi duyması üniversitede Cambridge Kings Kolej’e gitmesine sebep oldu.

Alan Turing, 1931’de öğrenci olarak girdiği Cambridge Kings Koleji’nde merkezi limit teoremi üzerine bir tez hazırlamıştır.

Bu teoreme göre büyük bir sayıda olan bağımsız ve aynı dağılım gösteren rassal değişkenlerin aritmetik ortalamasının, yaklaşık olarak normal dağılım gösterdiğini ifade eden bir teoremdir.

Üstün bir dereceyle diploma alan Turing, merkezi limit teoremi tezi ile kolejde akademik üye seçilmiştir.

İleriki yıllarda Princeton Üniversitesi’nde de çalışan ve buradan “Felsefe Doktoru” unvanını alan Turing, daha sonra Cambridge’ye dönerek matematik ve kriptoloji alanında çalışmalarına devam eder.

Turing’in 28 Mayıs 1936’da yayımladığı Hesaplanabilir Sayılar: Karar Verme Probleminin Bir Uygulaması adlı makalesinde,

“Bir algoritma ile ifade edilen her türlü matematiksel problemi, bu makinanın çözebileceğini ispat etmiş oldum.”

 

Turing makineleri, karmaşık matematiksel hesapların belli bir düzenek tarafından çözülmesini sağlayan hesap makinesidir.

1938’de Princeton Üniversitesi İleri Etütler Enstitüsü’nde Alonzo Church ile beraber çalışan Turing soyut matematik çalışmalarını ve kriptoloji çalışmalarını devam ettirdi.

 

Dört aşamalı elektro-mekanik ikili çarpma makinasının üç aşamasını tamamlayıp bitirdi. Bugün modern işlemcilerin yaptığı her tür hesaplama bu makine ile yapılabilmektedir.

 

 

 

 

Diğer Çalışmaları

Ayrıca Eylül 1938 tarihinden itibaren Hükümet Kod ve Şifre Okulunda (GCCS) İngiliz şifre kod kırma organizasyonunda yarı-zamanlı çalışmıştır.

4 Eylül 1939’da İngiltere’ninde savaşa dahil olmasının ardından Alan Mathison Turing askerî hizmet için GCCS’nin savaş zamanı üssü Bletchley Park’ta görevlendirilir,

 

8 Numaralı Kulübe ’de (Turing Hut-8) bulunan Alman deniz kuvvetleri şifreli iletişimi okumadan sorumlu bölüme başkanlık yapmıştır.

 

Naziler, savaş sırasındaki haberleşmelerinde değişen şifreli mesajlar kullanmaktadır ve bu şifreleri Enigma adı verilen bir makine ile oluşturmaktadırlar.

 



İngiliz hükumetinin savaş iletişim üssünde Alman deniz kuvvetlerine ait şifrelerin kırılımı için çalışan kriptoanaliz ekibinin başına getirilir            

Bu görevdeyken farklı yöntemler geliştirir ve Enigma cihazı tarafından üretilen şifreleri kırmaya yarayan Bombe isimli bir elektromekanik makinenin tasarımına katkıda bulunur.

 

Uzun uğraşlar sonunda Bombe cihazları, Nazilerin şifreli mesajlarını deşifre ederek Nazi Almanyası karşısında çok büyük bir avantaj sağlar ve savaşın gidişatını değiştirir.

Tarihçilerin tahminine göre Enigma’nın kırılması savaşı iki yıldan fazla kısaltarak  “14 milyon” hayatı kurtarmıştır.

Sonrasında ise fikirlerini gerçekleştirmek için destek bulamayıp sürekli engellerle karşılaşınca sırf stres atmak amacıyla katıldığı 1948 Olimpiyatlarında maraton dalında gümüş madalya kazanır.

“Bilgisayar Mekanizması ve Zeka” isimli makalesinde yapay zeka konularına değinen Turing, bir makinenin “akıllı” sayılabilmesi için gereken standartları belirleyen bir deney tasarlar.

Turing testi adı verilen bu test, makinenin karşısındaki deneğin, görmeden iletişime geçtiği şeyin makine mi yoksa insan mı olduğunu tahmin etmesi esasına dayanmaktadır.

 

Eğer denek, karşısındakinin makine olduğunu anlayamazsa, makinenin bir nevi “düşünme” yetisine sahip olduğu söylenebilir.

Geçtiğimiz yıl yazılan bir bilgisayar programı 13 yaşındaki bir çocuğu taklit etmek için hazırlandı ve Turing testi ilk defa geçildi.

Bu bilgisayar yazılımı, Turing’in söylediği gibi 5 dakikalık bir yazışmada, sorgulayan insanların yüzde 30’una kendisinin bir insan olduğuna inandırmayı başardı.

Bugün, esası Turing testine dayanan ve CAPTCHA adı verilen bir uygulama, internetteki kullanıcıların insan mı yoksa makine mi olduğunu anlamakta kullanılıyor.

     CAPTCHA (Completely Automated Public Turing test to tell Computers and Humans Apart) CAPTCHA ile bilgi girişlerinin kötü niyetli kişilerin yazdığı programlar tarafından otomatik olarak yapılmasının önüne geçilmesi amaçlanır.

 

 

Yapay zeka konusunda çalışırken satranç ile de ilgilenen Turing, satranç oyunu için bir algoritma programlar.

Cihaz henüz ortada olmadığı için eline bir kağıt ve kalem alarak kendisi bilgisayarın yerine geçer ve adım adım yazdığı algoritmayı işleterek Allick Genie ile satranç oynar.

Oyun sırasında beynini tamamen bir işlemci gibi kullanan Turing her bir hamleyi yarım saatte yapar ve bu oyun tarihe ilk Bilgisayarlı Satranç Oyunu olarak geçer.

 

Ölümü

Çocukluğunda yaşadığı bazı sorunların yeniden etkisini üzerinde hissetmesiyle, Avrupa’da biten savaştan kısa süre sonra Alan Turing, eşcinsel olduğunu açıklar.

1885 ve 1967 yılları arasında Britanya Hukuku gereğince bu yönde olan erkeklere ahlaksızlık nedeniyle mahkum ediliyordu, Turing ahlaksızlık yasasından hüküm giyerek uzun süre hapis cezası alır ve bu süre boyunca kimyasal ilaçlarla hormon tedavisi başlatırlar.
Bu tedavi cinsel isteklerini ortadan kaldırırken en önemli olarak düşünme yetisini kaybettirir.

Bireysel yönelimi nedeniyle daha güvenilmez, şantaja daha açık olduğunu düşünürler. Her hareketi izlenir, rapor edilir hale gelir.

Bireysel yönelimini açıklamasıyla herkes II. Dünya Savaşı’nda milyonlarca insanın yaşamını kurtaran Turing’i unutur.

Arkadaşları birer birer azalır, evine kimse uğramaz olur.

Ve bu dâhi bilim insanı, henüz 42 yaşındayken intihar eder.

Turing’in çalışmaları bilim insanlarının “Turing makineleri” diye adlandırdığı araştırmalara ilham kaynağı oldu. bugün o makinelere “Bilgisayar” diyoruz. 2013’te kraliçe 2. Elizabeth, ölümünün ardından Turing’e kraliyet affı bahşedip eşsiz başarılarını onurlandırdı. Değeri anlaşılınca da İngiltere sokaklarında heykelleri dikildi ve geç de olsa şimdi ona karşı özürler dileniyor.

 

Cesedinin yanında tek bir ısırık alınmış bir elma bulunduğunda elmanın içine siyanür enjekte ederek intihar ettiği anlaşıldı. Çocukluğunda en sevdiği masal Pamuk Prenses olan bu yalnız adam, masaldaki kötü kalpli cadının elmasını kendisi imal ederek, kendisini dışlayan, farklı olduğu için yargılayan dünyadan ilelebet kaçmıştır.

 

 

Apple’ın logosunun Turing’in dehasına ve ölüm şekline bir atıf olduğu yönünde bir iddia var. Logonun eşcinsel hareket sembolü olan gökkuşağı renginde tasarlanması bu söylentiyi güçlendirmiş.

 

Filmleri Hakkında

2001 yılında çevrilen İngiliz yapımı Enigma isimli filmde, II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz gizli servisinin Enigma şifresini kırma öyküsü anlatılmaktadır.

The Imitation Game/Yapay Oyun adlı filmde ise Alan Turing’in tüm  yaşamı anlatılır.

 

Kitapları Hakkında..

2012 yılı Turing yılı olarak kutlanmıştır.

 

 


0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar Bilim ve Teknoloji